Logo

Dijital medya konusunda yardıma mı
ihtiyacınız var? İletişime geçin.

Bizimle İletişime Geç.

  • 0534 844 82 81
  • info@ozraw.com
  • Kültür Mah., Şehit Nevres Sk., No:3 Kızılay İş Merkezi, No:53, Konak/İzmir

Tanıtım Filmi Yaptıran Markalar Neden Aynı Hataları Tekrarlar?

Tanıtım Filmi Yaptıran Markalar Neden Aynı Hataları Tekrarlar?

Tanıtım filmi, birçok marka için hâlâ “bir kez yapılır ve uzun süre kullanılır” bir iş olarak görülür. Doğru ajans seçildiğinde, iyi bir prodüksiyon yapıldığında ve ortaya estetik bir iş çıktığında, markanın kendini anlatma ihtiyacının büyük ölçüde karşılandığı düşünülür.

Ancak sahadaki gerçekler bu beklentiyi her zaman karşılamaz. Özellikle İzmir’de tanıtım filmi yaptırmış ama beklediği etkiyi alamamış markalar incelendiğinde, benzer hataların tekrar tekrar yapıldığı görülür. Film vardır ama izlenmez. İzlenir ama hatırlanmaz. Hatırlanır ama bir etki yaratmaz.

Bu yazıda, tanıtım filmi yaptıran markaların neden aynı hatalara düştüğünü ve bu hataların nasıl fark edilmeden tekrarlandığını ele alıyoruz.

Tanıtım Filmi Amaç Değil, Araçtır

En temel hata, tanıtım filminin başlı başına bir hedef olarak görülmesidir. “Bir tanıtım filmi yaptıralım” düşüncesi, çoğu zaman “ne anlatacağız?” sorusunun önüne geçer.

Film çekilir, montajlanır, yayınlanır. Ancak filmden beklenen etki net değildir. Kimi zaman marka bilinirliği, kimi zaman satış, kimi zaman prestij aynı anda hedeflenir. Bu belirsizlik, filmin diline de yansır.

Tanıtım filmi etkili olmak istiyorsa, öncelikle tek bir ana amaca hizmet etmelidir. Her şeyi anlatmaya çalışan filmler, genellikle hiçbir şeyi net anlatamaz.

Aynı Anlatı, Aynı Görsel Dil

Tanıtım filmlerinde en sık karşılaşılan tekrar, anlatı tarafında yaşanır. Markalar çoğu zaman sektördeki diğer filmlere bakarak benzer bir yapı kurar. Aynı müzikler, aynı kamera hareketleri, aynı dramatik yükselişler…

Bu yaklaşım güvenlidir ama ayırt edici değildir. İzleyici, daha önce gördüğü bir şeyi yeniden izlediğini hisseder. Film profesyonel görünür ama akılda kalmaz.

İzmir’de tanıtım filmiyle fark yaratabilen markalar, bu güvenli alanı bilinçli olarak terk eden markalardır. Kendi hikâyesini, kendi tonuyla anlatmayı göze alanlar öne çıkar.

Tanıtım Filmi Dijital Medyadan Kopuk Kurgulanır

Bir diğer büyük hata, tanıtım filminin dijital medya stratejisinden bağımsız üretilmesidir. Film tek başına düşünülür, sosyal medya, web sitesi ya da reklam kullanımı sonradan planlanır.

Bu durumda tanıtım filmi, dijital medyada tam olarak nereye oturacağı belli olmayan bir içerik haline gelir. Süresi uzun kalır, mesajı dağılır ve farklı platformlarda etkisini kaybeder.

Dijital medyada etkili tanıtım filmleri, baştan itibaren nerede, nasıl ve hangi parçalarla kullanılacağı düşünülerek kurgulanan filmlerdir.

Ajans Seçimi Sadece Teknik Yetkinlikle Yapılır

Birçok marka ajans seçerken teknik kriterlere odaklanır: Kamera kalitesi, referans filmler, prodüksiyon gücü… Bunlar elbette önemlidir. Ancak tek başına yeterli değildir.

Tanıtım filmi, teknik bir işten çok anlatı işidir. Hikâye kuramayan, doğru soruları sormayan ve markayı gerçekten anlamayan bir ajans; ne kadar iyi çekerse çeksin, ortalama bir iş çıkarır.

İzmir’de başarılı tanıtım filmlerinin arkasında genellikle aynı şey vardır: Ajansın markayı çekimden önce anlamaya zaman ayırması.

Film Var Ama Sahiplenme Yoksa Etki Kaybolur

Tanıtım filmi yayına alındıktan sonra çoğu zaman kenara bırakılır. Birkaç paylaşım yapılır, sonra gündem değişir. Film, markanın dijital yaşamının aktif bir parçası haline gelmez.

Oysa iyi kurgulanmış bir tanıtım filmi; kısa versiyonlara bölünebilir, reklamlarda kullanılabilir, web sitesinde güçlü bir giriş unsuru olabilir. Filmden maksimum verim alınmadığında, yapılan yatırım karşılığını vermez.

Bu da markaların “tanıtım filmi işe yaramıyor” düşüncesine kapılmasına neden olur. Oysa sorun filmde değil, kullanım biçimindedir.

Aynı Hatalar Neden Tekrar Edilir?

Bu hataların tekrar edilmesinin temel nedeni, tanıtım filminin sonuçlarının doğru analiz edilmemesidir. Film “yapıldı” olarak görülür ama “ne sağladı?” sorusu yeterince sorulmaz.

Ajansla kurulan ilişki uygulama seviyesinde kaldığında, bu sorgulama yapılmaz. Film bir iş olarak tamamlanır, öğrenme süreci yaşanmaz.

Dijital medyada ilerleyen markalar, tanıtım filmini tek seferlik bir üretim değil; öğrenilen bir süreç olarak ele alır.

Sonuç: Tanıtım Filmi Tekrarla Değil, Farkındalıkla Güçlenir

Tanıtım filmi yaptırmak başlı başına bir hata değildir. Hata, aynı bakış açısıyla, aynı beklentiyle ve aynı yöntemlerle tekrar tekrar film üretmektir.

İzmir’de tanıtım filmiyle gerçekten fark yaratan markalar, bu süreci bir prodüksiyon işi değil; bir anlatı ve strateji meselesi olarak gören markalardır. Tanıtım filmi doğru sorularla başlar, doğru bağlamda kullanılır ve doğru şekilde sahiplenildiğinde etkisini gösterir.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir