Logo

Do you have a project in your
mind? Keep connect us.

Contact Us

  • +44 454 7800 112
  • infotech@arino.com
  • 50 Wall Street Suite, 44150 Ohio, United States

Subscribe

At vero eos et accusamus et iusto odio as part dignissimos ducimus qui blandit.

Dijitalde Büyüme Bir Pazarlama Meselesi Değil, Yönetim Meselesidir

Dijitalde Büyüme Bir Pazarlama Meselesi Değil, Yönetim Meselesidir

Dijitalde büyüme çoğu zaman pazarlama departmanının sorumluluğu gibi görülür. İçerikler, reklamlar, kampanyalar ve performans raporları bu çerçevede değerlendirilir. Ancak sahada görülen gerçek şudur: Dijitalde sürdürülebilir şekilde büyüyen markalar, bu süreci yalnızca pazarlama faaliyeti olarak ele almaz.

Çünkü dijital büyüme, tek başına içerik üretimiyle ya da reklam bütçesiyle açıklanamaz. Bu büyüme; karar alma biçimi, önceliklendirme ve yönetim anlayışıyla doğrudan ilişkilidir.

Özellikle İzmir’de dijitalde belirli bir ölçeğe ulaşmış markalarda, büyümenin yavaşladığı noktalar incelendiğinde sorun genellikle pazarlamada değil, yönetim katmanında ortaya çıkar.

Dijital Süreçler Karar Mekanizmasına Dahil Değilse Büyüme Sınırlı Kalır

Birçok markada dijital faaliyetler “yapılması gereken işler” olarak konumlanır. Pazarlama ekibi ya da ajans içerikleri üretir, reklamları yönetir ve raporlar sunar. Ancak bu çıktılar, yönetim kararlarına doğrudan etki etmez.

Bu durumda dijital, operasyonel bir faaliyet olarak kalır. Oysa dijitalde büyüyen markalar için dijital veriler; ürün, hizmet, konumlandırma ve hatta iş modeli kararlarını besleyen bir kaynaktır.

İzmir’de dijitalde ivme kazanan markalar, dijitali yalnızca anlatım alanı değil; karar destek sistemi olarak kullanan markalardır.

Pazarlama Yapılır, Yönetim Sahiplenmezse Süreç Kopar

Dijitalde büyümenin önündeki en büyük engellerden biri, yönetimle pazarlama arasındaki kopukluktur. Pazarlama ekibi üretir ama neden üretildiği, hangi hedefe hizmet ettiği ve neyin değişmesi gerektiği üst seviyede net değildir.

Bu kopukluk, dijital süreci verimsiz hale getirir. Çünkü pazarlama tek başına büyüme yaratamaz. Büyüme; pazarlama, ürün, satış ve yönetim kararlarının aynı yönde ilerlemesiyle mümkündür.

Dijitalde Büyüyen Markalar Önceliklerini Netleştirir

Yönetim bakış açısı güçlü olan markalar, dijitalde her şeyi aynı anda yapmaya çalışmaz. Öncelik belirler. Hangi hedef bu dönem daha önemli, hangi mesaj öne çıkarılmalı, hangi kanal ikincil kalabilir?

Bu önceliklendirme yapılmadığında dijital süreçler dağılır. İzmir’de dijitalde güçlü markalar, bu dağınıklığı yönetim düzeyinde engelleyebilen markalardır.

Dijital Kararlar “Anlık” Değil, Stratejik Olur

Bir içerik tutmadı diye panik yapmak, bir reklam iyi gitti diye her şeyi ona bağlamak; yönetim zafiyetinin dijitaldeki yansımalarıdır. Dijitalde büyüyen markalar, anlık sonuçlara göre değil; genel resme göre karar alır.

Bu yaklaşım, kısa vadeli dalgalanmaların süreci bozmasını engeller. Dijital, uzun vadeli bir yapı olarak ele alınır.

Yönetim Dijitali Anladıkça Cesaret Artar

Dijital süreçler yönetim tarafından ne kadar iyi anlaşılırsa, alınan kararlar da o kadar cesur olur. Çünkü belirsizlik azalır. Neden bir şey denendiği, neyin ölçüldüğü ve neyin beklendiği nettir.

İzmir’de dijitalde sıçrama yapan markaların önemli bir kısmında ortak bir nokta vardır: Yönetim, dijitali tamamen devretmez; anlamaya çalışır.

Sonuç: Dijitalde Büyüme Yönetimle Başlar

Dijitalde büyüme, pazarlama departmanına bırakılacak kadar dar bir konu değildir. Bu büyüme; markanın nasıl karar aldığı, neyi önceliklendirdiği ve süreci ne kadar sahiplendiğiyle ilgilidir.

İzmir’de dijitalde sürdürülebilir şekilde büyüyen markalar, dijitali bir pazarlama faaliyeti değil; yönetim refleksi olarak gören markalardır.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir