Logo

Dijital medya konusunda yardıma mı
ihtiyacınız var? İletişime geçin.

Bizimle İletişime Geç.

  • 0534 844 82 81
  • info@ozraw.com
  • Kültür Mah., Şehit Nevres Sk., No:3 Kızılay İş Merkezi, No:53, Konak/İzmir

Dijitalde Büyümek İsteyen Markalar Önce Neyi Bırakmalı?

Dijitalde Büyümek İsteyen Markalar Önce Neyi Bırakmalı?

Dijitalde büyümek isteyen markaların ilk refleksi genellikle “ne yapmalıyız?” sorusunu sormak olur. Daha fazla içerik, yeni platformlar, farklı formatlar… Oysa sahada gözlenen gerçek şudur: Büyümenin önündeki asıl engel, eksik yapılanlar değil; artık işe yaramayan alışkanlıklardır.

Bu yazıda, dijitalde büyümek isteyen markaların önce neleri bırakması gerektiğini ve bu bırakışların neden çoğu zaman büyümeyi hızlandırdığını ele alıyoruz.

Herkese Hitap Etme Çabasını

Herkese hitap etmeye çalışan markalar, pratikte kimseye net hitap edemez. Genel ifadeler, yuvarlak cümleler ve risksiz anlatımlar; markayı kalabalığın içine iter.

Dijitalde büyüyen markalar, belirli bir kitleyi seçer ve bu seçimi sahiplenir. İzmir’de dijitalde ivme kazanan markalarda da bu netlik açıkça görülür. Büyüme, kapsamakla değil; odaklanmakla gelir.

“Boş Gün Kalmasın” İçeriklerini

Takvim dolu görünsün diye üretilen içerikler, kısa vadede aktiflik hissi verir ama uzun vadede markayı yorar. Her paylaşımın bir şey anlatması gerekmez ama hiçbir şey anlatmayan içeriklerin de markaya katkısı yoktur.

Dijitalde büyümek isteyen markalar, içerik sayısını değil; içerik anlamını önemser. Gerektiğinde daha az paylaşmayı göze alırlar.

Eskiden İşe Yarayan Ama Artık Çalışmayan Formatları

Bir format bir dönem iyi sonuç vermiş olabilir. Ancak bu, sonsuza kadar çalışacağı anlamına gelmez. Kullanıcı alışkanlıkları değişir, beklenti değişir, rekabet değişir.

Büyüyen markalar, “bir zamanlar işe yarıyordu” cümlesine tutunmaz. İzmir’de dijitalde yenilenen markalar, bu kopuşu zamanında yapabilen markalardır.

Her Metrik Takıntısını

Her şeyi ölçmek, her şeyi kontrol etmek anlamına gelmez. Aksine, yanlış metriklere odaklanmak; doğru kararları geciktirir. Takipçi sayısı, beğeni ya da izlenme tek başına büyümeyi anlatmaz.

Dijitalde büyüyen markalar, bazı metrikleri bilinçli olarak geri plana iter. Kararlarını birkaç kritik gösterge üzerinden alır.

Ajansı Sadece Uygulayıcı Olarak Görmeyi

Ajansı yalnızca “yapan taraf” olarak konumlandırmak, dijital süreci kısırlaştırır. Strateji üretmeyen, soru sormayan ve yönlendirmeyen ajanslar; markayı ileri taşıyamaz.

Büyüyen markalar, ajansla ilişki biçimini değiştirir. Ajansı bir tedarikçi değil, düşünen bir ortak olarak konumlandırır.

Dijitali Yan Faaliyet Olarak Görmeyi

Dijital, hâlâ birçok markada “yan iş” olarak görülür. Asıl iş başka yerde, dijital ise destekleyici bir alan gibidir. Oysa bugün dijital; markanın kendini anlattığı, konumlandırdığı ve büyüttüğü ana sahnedir.

İzmir’de dijitalde büyüyen markalar, bu zihniyet değişimini gerçekleştiren markalardır.

Her Şeyi Aynı Anda Yapma İsteğini

Yeni bir platform çıktığında orada olmak, yeni bir trend doğduğunda hemen denemek; kontrolsüz yapıldığında markayı dağıtır. Büyüme, her şeyi aynı anda yapmakla değil; doğru zamanda doğru şeyi yapmakla gelir.

Bu nedenle büyümek isteyen markalar, bazı şeyleri bilinçli olarak yapmamayı seçer.

Sonuç: Bırakmadan Yer Açılmaz

Dijitalde büyüme, yalnızca ekleme işi değildir. Aynı zamanda çıkarma işidir. İşe yaramayan alışkanlıklar bırakılmadan, yeni bir şeyin sağlıklı şekilde yerleşmesi mümkün değildir.

İzmir’de dijitalde sıçrama yapan markalar, bu cesareti gösteren markalardır. Önce fazlalıkları bırakır, sonra netleşir ve bu netlik büyümeyi getirir.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir